İşte Sigaranın Bilinmeyen Yüzü!

   


                        Sizce Yaşam Bu Kadar Değersiz mi?


izce yaşam bu kadar değersiz mi ?

Sigaranın neden olduğu en önemli hastalık grubu kanserlerdir. Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere soluk borusu, gırtlak, ağız, dil, dudak, yemek borusu, mide, pankreas, mesane, böbrek ve kadınlarda rahim ağzı kanserlerine neden olmaktadır. Tüm kanser ölümlerinin % 30 unun, akciğer kanserinden ölümlerin ise % 90 ının nedeni sigaradır. Günde 1 paket sigara içen birinde akciğer kanserine yakalanma riski hiç içmeyen birine oranla 20 kat fazladır.


İçtiğiniz her sigara sizi kansere bir adım daha yaklaştırmaktadır !

Solunum sistemi hastalıklarından kronik bronşit ve amfizemin em önemli nedeni sigaradır. Kronik bronşitten ölüm oranı hiç sigara içmeyenlerde 100 000 'de 3 iken, günde 1 paketten fazla sigara içenlerde 100 000 ' de 114 'e çıkmaktadır. Sigara akciğerin doğal savunma sistemini de bozduğu için her türlü her türlü enfeksiyon riskini arttırmaktadır. ( Zatürree, bronşit vb. )

Sigaranın içindeki zararlı maddeleri biliyormusunuz?

Sigara dumanı içinde bazıları farmakolojik olarak aktif, antijenik, sitotoksik, mutajenik ve karsinojenik olan 4,000'den fazla madde içerir. Ana akım dumanın %92-95'i gaz fazındadır ve 1 mL'de 0.3�3.3 milyar partikül içerir. Ortalama partikül çapı 0.2-0.5 mm.dir yani solunabilir düzeydedir. Sigaranın içeriğinde yer alan siyanid özellikle çok tehlikeli ve öldürücü bir zehirdir.

Sigara dumanını her ciğerlerinize çekişinizde kendinize, sevdiklerinize ve çevrenize ne kadar zarar verdiğinizi biliyormusunuz?  Her sigara içişinizde soluduğunuz dumanın içeriğindeki 4000 kansorejen maddeden sadece birkaçını aşağıda görebilirsiniz. Bu da bir insanı öldürmek için yeterlidir. Sigaranın en aldatıcı özelliği insanı yavaş yavaş sakatlığa ve ölüme götürmesidir... Elektronik sigara ise sizi sevdiklerinizle sağlıklı ve uzun bir yaşama götürür...

Elektronik Sigara ile sigarayı nasıl bırakabilirim?
E-sigara da farklı seviyelerde 4 çeşit nikotin kartuşu yer alır. Sigarayı bırakmak isteyenler elektronik sigara ya yüksek seviyeli nikotin kartuşuyla başlayıp 4 hafta bu şekilde içtikten sonra, 2 hafta orta seviyeli,1 hafta da düşük seviyeli kartuşla devam etmeliler. En son basamakta ise sıfır nikotin kartuşunu da 1 hafta kullanarak, sigara ile ilgili diğer alışkanlıklardan kurtulmak lazım. Sigarayı bırakma süresi kişinin sigara içme alışkanlığına ve düzeyine göre değişiklik gösterir.

Elektronik Sigara ile sigarayı bırakmam şart mı?
Sigarayı bırakmanız şart değil. e-sigara yı, sigaraya muadil ürün olarakta kullanılabilirsiniz. Sigara yerine e-sigara kullananlar sigaranın zararlı zehirli ve öldürücü unsurlarından kurtulurlar. Çevrelerinde yaşayan insanlarında pasif içici olmasını ve zarar görmesini engellemiş olurlar.

Elektronik Sigarayı nerelerden temin edebilirim ?
Elektronik Sigara şu anda internette ki sitelerimizden ve satış mağazamızdan temin edilebilir.


Sigaranın içeriğinde bulunan 4000 kansorejen maddelerin birkaçı aşağıda yer alamaktadır.

Polonyum - 210 (kanserojen),
Radon (radyosyon),
Metanol (füzeyakıtı),
Toluen (tiner),
Kadmiyum (akü metali),
Bütan (tüpgaz),
DDT (böcek öldürücü),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
Aseton (oje sökücü),
Naftalin (güve kovucu),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
Arsenik (fare zehiri),
Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
Karbon (eksoz Monoksit gazı),
Nikotin ve 3.885 toksik madde.


categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data9/12/2007

İşitme ve denge organını yapan gen bulundu!

   

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Dr. Mustafa Tekin başkanlığındaki ekip, insanda işitme ve denge organını yapan geni keşfetti.

AÜ Tıp Fakültesi Çocuk Genetik Bilim Dalı doktorlarından Mustafa Tekin, başkanlığını yürüttüğü ekibin, 6 yıldır Türkiye’de işitme kayıplarının genetik nedenlerini araştırdıklarını bildirdi. Çalışmanın AÜ, TÜBA ve TÜBİTAK tarafından desteklendiğini kaydeden Tekin, çalışmalarında Türkiye’nin değişik bölgelerinden yüzlerce işitme engelli birey ve ailesinde genetik faktörleri araştırdıklarını söyledi. Tekin, çalışmalarının, Türkiye’deki işitme engellilerin yaklaşık yüzde 70’inde genetik faktörlerin sorumlu olduğunu gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti: "Belirlenen genetik faktörler bölgesel farklılıklar göstermekteydi. Akraba evliliği ve işitme engellilerin eş tercihleri genetik faktörlerin dağılımını etkilemekteydi. Normal işitme ve denge yüzlerce genin sağlıklı çalışması ve birbiriyle normal etkileşimiyle sağlanmaktadır. Bu genlerden herhangi birindeki değişiklikler işitme kaybına yol açabilir."
      
Embriyoda ortaya çıkıyor
Tekin, yapılan çalışmalar sonucunda işitme engelli hastaların küçük bir kısmında, bu gende anne ve babadan geçen değişiklikler olduğunun saptandığını ifade ederek, şöyle dedi: "DNA değişiklikleri saptanan işitme engellilerde iç kulakta normalde bulunması gereken işitme ve denge organları hiç gelişmemişti. Çalışmanın sonuçları bu genin kodladığı proteinin insan embryosunda iç kulağın gelişimi için yeri doldurulamaz olduğunu göstermektedir. Bugüne kadar çalışılan diğer canlılarda ise bu gende değişiklikler olduğunda iç kulak oluşabilmektedir." Araştırmanın sonuçlarının bu yıl içinde önemli bir insan genetiği dergisinde yayınlandığını bildiren Tekin, şunları kaydetti: "Çalışma, başından sonuna kadar Türkiye’de yapılan ve bir insan hastalığına yol açan yeni bir genin tanımlandığı az sayıdaki araştırmadan birisidir. Araştırmanın sonuçlarının yayınlandıktan sonra bulunan genetik değişikliklerin insanlarda oluşturduğu bulgular da yeni bir sendrom olarak kabul edildi ve tüm sendromların kataloglandığı ’Mendelian Inheritance in Man’ adlı katalogda yeni bir numara ile özetlendi. Bu çalışmanın sonuçları insanlarda iç kulağın gelişiminin aydınlatılması yolunda önemli ilerleme sağlamıştır."

categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data28/11/2007

AIDS ABD'ye Haiti'den mi girdi?

    ABD'de yapılan bir araştırma, AIDS hastalığına yol açan HIV virüsünün ABD'ye Haiti üzerinden girdiğini ortaya koyuyor.

Arizona Üniversitesi Biyoloji Profesörü Michael Worobey'in Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin (PNAS) 29 Ekim'de yayımlanan yıllık dergisinde çıkan makalesine göre, Afrika kıtasından yayılmaya başlayan virüs, Haiti üzerinden ABD'ye girdi.
 
Makalede, "Virüs, Orta Afrika'dan dünyaya yayılmaya başladığında Haiti bir tramplen vazifesi gördü" yazan Profesör, virüsün Amerika kıyılarına büyük olasılıkla 1969 yılında geldiğini, bunun da enfeksiyonun patlama göstermesinden 10 yıl kadar öncesine denk geldiğini belirtti.
 
Virüsün, Haitili bekar bir göçmen tarafından ABD'ye getirildiği düşünülürken, daha sonraları virüsün Kanada, Avrupa, Avustralya ve Japonya'ya sıçradığı düşünülüyor.
 
Bu çalışma, birçok bilimadamının şüphesini doğrular nitelikte ve virüsün Kanadalı eşcinsel bir steward Gaetan Dugas tarafından yayıldığı tezini yeniden tartışmaya açıyor.
 
Amerika kıtasının en yoksul ülkesi olan Haiti'den ABD'ye göçün tarihi ise çok gerilere dayanıyor ve dolayısıyla da Haiti göçmen ya da göçmenlerin AIDS salgınının ABD'de yayılmasından rol oynamış olabileceği daha çok inanılır bulunuyor, çünkü Amerikalı sağlık yetkililerinin,ancak 1980'li yılların başında bir salgınla karşı karşıya olduklarının farkına vardığı belirtiliyor.
 
İlk AIDS vakalarının Los Angeles'taki eşcinsel gruplar arasında 1981'de rapor edildiği hatırlatılıyor.
 
Yeni çalışma, bir şempanzeden insana geçtikten sonra 1930'larda insanda görülen virüsün Orta Afrika ile ABD arasında yayılması konusunda eksik halkayı tamamlar nitelikle görülüyor.

categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data26/11/2007

Kansere karşı yeni umut 'savaşçı antikor'

   

İngiliz bilim adamları, labarotuvarda ürettikleri 'monoklonal antikor'larla sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri yok ediyor.

İngiliz bilim adamlarının kanser tedavisinde, kemoterapi ve radyoterapinin aksine sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri yok edecek yeni bir yöntemi fareler üzerinde başarıyla uyguladıkları belirtildi. Newcastle Üniversitesi'nde görevli uzmanların geliştirdiği yöntemde, öncelikle laboratuvar ortamında vücudun doğal savunma sisteminin bir parçası olan 'monoklonal antikor'lar üretiliyor.

Antikorlar, ultraviyole ışınına maruz kalmadıkça aktif hale gelmemeleri için 'organik bir yağ'la kaplanıyor. Bu şekilde sağlıklı hücrelere zarar vermesi engellenerek ve ultraviyole ışın sayesinde doğrudan tümörleri hedef alması sağlanıyor. Uzmanlar, farelerde yumurtalık kanserini tedavi eden umut verici bu yöntem ilk olarak gelecek yıl deri kanseri hastalar üzerinde denemeyi planlıyor.

categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data26/11/2007

Türk doktorun büyük başarısı

   

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. DR. Sertaç Yetişer Farelerdeki Yüz Felciyle Oluşan Hasar konulu çalışmasıyla "Politzer Bilim Ödülü" aldı.

Acıbadem Bursa Hastanesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, iki yılda bir düzenlenen Politzer Derneği toplantısının 26’ncısı 13-16 Ekim tarihlerinde ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Cleveland kentinde yapıldı. Toplantıda Prof. Dr. Sertaç Yetişer’in sunduğu "Farelerde Bir Travmatik Yüz Felci Modeli Oluşturarak Ortaya Çıkan Nörotropik Faktör Analizi Değişimi" başlıklı çalışma, 109 tebliğ arasından "2. En İyi Bilimsel Çalışma Ödülü"ne layık görüldü. Prof. Dr. Sertaç Yetişer de yazılı açıklamasında, fareler üzerinde yapılan deneysel çalışmanın travma sonrası oluşan yüz felciyle ilgili önemli bir çalışma olduğunu belirtti. Bu çalışmayla, travma sonrası yüz felcinin ortaya çıkması durumunda hasarın derecesinin kan incelemesiyle anlaşılabileceğinin ileri sürülebileceğine işaret eden Yetişer, "Bu model üzerinden hareketle nörotropik faktör analizi yapılarak travmanın yüz sinirinde yarattığı hasarın derecesini tahmin edebilmek mümkün olabilecektir" dedi.

categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data26/11/2007

PEKMEZİNİNSAN SAĞLIĞINA FAYDALARI

   

Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, tüberkilozlu hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin diyetinde yer alması önerilmektedir.
Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur. Ve insülün kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

ÜZÜM PEKMEZİ

  • Vücuttaki kanı arttırır

  • Enerji verir

  • İştah açar

  • Hamilelikta ve bebek gelişiminde çok faydalıdır

  • Mideyi, bağırsakları, böbrekleri kuvvetlendirir

  • Damar sertliğine iyi gelir

  • Kan dolaşımını rahatlatır

DUT PEKMEZİ

  • Kan eksikliği bulunan hastalarda çok büyük faydalar sağlar.

  • Mide hastalıklarında özellikle, ülser hastalığına iyi gelir.

  • Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.

  • Soğuğa karşı vücut direncini arttırıcı özelliğe sahiptir.

  • Sporcular için bir enerji deposudur.

  • Bebeklerin büyümesinde ve gelişmesine yardımcı olur.

  • Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur.

  • Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında etkilidir.

  • Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da yaygın olarak kullanılır

KEÇİ BOYNUZU (HARNUP) PEKMEZİ

  • Kolestrolü düşürür ve tansiyonu dengeler

  • Kalbi takviye eder

  • Cinsel gücü ve sperm sayısını artırıcı özelliği kesinlik kazanmıştır.

  • Vücudu güçlendirip dinamize eder

  • Kansızlığa birebirdir

  • Dişleri besler Kemikleri güçlendirir

  • Bağırsakları çalıştırır

  • Çocuklar ve hamile bayanlar için faydalıdır

  • Potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko içerir

  • akciğer rahatsızlıklarında da kullanılır.

 ANDIZ PEKMEZİ

Andız pekmezi ise bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir.Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir.

categoria Kategori: Saglik | commentoYorum (yok) data21/11/2007
WebServis.Gen.Tr gazeteler bedava sms güzel sözler tckimlik melodi polifonik melodi mp3 komik sağlık iq testi
tc kimlik bedava polyphonic melodi oyun hileleri TC kimlik no